top of page

Yatırımda 100 Kuralı

  • Yazarın fotoğrafı: Erol Polat
    Erol Polat
  • 30 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 28 Şub 2024

Blogun kapak fotoğrafı yanıltmasın, yatırımı yapın, 100 yaşına kadar bekleyin gibi bir öneride bulunmayacağım 😁


Bir önceki yazımda bir yatırım portföyü oluştururken hata payı bırakmanın önemini vurgulamış, risk alırken bilinmezleri de hesaba katmamız gerektiğini aktarmıştım.


Peki ne kadar risk almalı?

Bu sorunun herkese uyan tek bir cevabı yok, yatırım portföyünüzün riskini belirlerken birkaç boyutta düşünmeniz gerekiyor.


Yatırımınızın Vadesi

Daha kısa vadeli hedefler istikrar için daha düşük riskli yatırımlara ihtiyaç duyabilirken, daha uzun vadeli hedefler ve daha yüksek potansiyel getiri arayışında daha fazla oynaklığa katlanılabilir.


Yatırımınızın Amacı

Emeklilik için mi birikim yapıyorsunuz, bir evin peşinatını mı biriktiriyorsunuz? Yoksa önceliğiniz paranızı büyütmek mi? Emekliliğinize daha 30 sene varsa yüksek riskli bir portföy oluşturabilirsiniz ama yakın zamanda kiradan çıkıp ev alacaksanız peşinatınızı riske etmek istemezsiniz. Alacağınız riski koyduğunuz hedef belirler. Farklı hedefler farklı riskler almayı gerektirir.


Risk Toleransınız

Toleransın iki yüzü var; ilki herkesin tahmin edebileceği gibi finansal kapasite. Eğer gelirinizin önemli bir kısmı yatırımlarınızdan elde ettiğiniz getirilere bağlıysa ya da yakın zamanda ödemeniz gereken borçlarınız varsa, para kaybetmeyi göze alabilir misiniz? Muhtemelen hayır.


Toleransın ikinci yüzüyse duygusal rahatlık. Potansiyel kayıplarla ne kadar başa çıkabiliyorsunuz? Ekranda her eksiyi gördüğünde eli ayağı birbirine dolaşanlardansanız, kaybedince gece uykularınız bozuluyorsa, yukarıda bahsettiğim boyutlar önemini yitirir. Çünkü hayattaki en kıt kaynağımız zaman, hiçbir yatırım portföyünün getirisi zamanınızı stres ve gerginlik içinde geçirmenin karşılığı olamaz.


“Tamam bunlar bir fikir veriyor ama portföyümün ne kadarı riskli varlıklarda ne kadarı düşük riskli varlıklarda olmalı? Bir formülü yok mu bu işin?” dediğinizi duyar gibiyim. Maalesef yok, ama bu konuya özel hazırlanmış davranışsal yatırımcı analizleri var. (Türkiye'de sadece Foneria'da).


Mutlaka bir formül istiyorsanız 2015 yılında finans sektörünün önde gelen organizasyonlarından birinde yaşadığım bir olayı kısaca anlatayım. O yıllarda bu organizasyonda yatırım ve varlık yönetimi danışma kurulundaydım. Yılda bir iki kez bir araya gelip farklı ülkelerdeki uygulamaları, yöntemleri vs. konuşuyorduk. Bu toplantılardan birinin konusu, varlık dağılımı stratejileri yani kimin nasıl bir portföyü olmalı, ne kadar risk almalı üzerineydi. Bir ton veri, analizler, formüller, teoriler havada uçuşuyor, herkes kendi bildiğini masaya getiriyordu.


Hepimizden yaşça büyük Hint asıllı bir İngiliz abimiz köşesinde sessiz sessiz duruyor tartışmalara hiç katılmıyordu. Sıkıldınız herhalde, çok mu toy konuşuyoruz diye konuya çekmeye çalıştım. Şöyle bir şey söyledi bana, "yıllardır bu işle uğraşıyorum herkes için uygulanabilir %100 başarıyla çalışan bir formül yok. Ama yatırımda 100 kuralı diye bir uygulama var şu ana kadar karşılaştığım en tutarlı ve anlaması kolay yöntem bu, formüller içinde boğulmayın 3 aşağı 5 yukarı aynı yere gelecek."


Nedir bu 100 kuralı? Çok basit, 100'den yaşınızı çıkartıyorsunuz, kalan rakam portföyünüzde taşıyacağınız riskli varlık oranını temsil ediyor. Örneğin 40 yaşındasınız, o zaman yatırım portföyünüzün %60'ını yerli/yabancı hisse senetlerinde, kalan %40'ı ise daha az riskli, tahvil/bono gibi sabit getirili araçlara yönlendirmelisiniz.



Bu formül empirik olarak doğru, en basit tabiriyle formül şunu söylüyor: "ne kadar gençseniz o kadar çok risk alabilirsiniz". Çünkü olasılıkların lehinize dönmesine yetecek kadar uzun süre yatırım portföyünüzde kalabilirsiniz.


Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Beğenin, paylaşın ve hep yatırımda kalın 🖖

 
 
 

Yorumlar


©2024, Her gün Yatırım Düşünüyorum.

bottom of page