top of page

Buzdolabındaki Dondurma

  • Yazarın fotoğrafı: Erol Polat
    Erol Polat
  • 25 Eyl
  • 2 dakikada okunur

Çocukluğumdan hatırlıyorum yaz gelince eve kutu dondurma alınırdı, bir Pazar yemeğinden sonra çocukları şenlendirir ardından dondurucuya kaldırılırdı.  Anneniz yemekten önce dondurma yememenizi tembihlese de karnınız acıkınca dolaptaki dondurmayı kaşıklardınız…yani çoğu zaman, bazen kutunun içinden kısır çıktığı da olurdu 😊



Dondurma yerine kısır, yatırım yerine harcama

İçinden ne çıkacağından bağımsız her zaman geçerli olan dolapta bekleyen dondurmanın cazibesine karşı koymanın zorluğuydu. Aslında o dondurmayı yemekten sonra anneniz size hazırlayıp verse hem midenizi bozmaz hem annenizi üzmezdiniz. Ama kendinizi tutamadınız değil mi? Peki neden? İçinde bulunduğumuz anın tadını çıkarma isteği, gelecekte bizi bekleyen daha büyük bir faydadan neden daha ağır basar?


Kendinize kızmayın. Bu bir irade meselesi veya dondurma bağımlılığı değil. Beynimizin doğasıyla ilgili bilimsel bir gerçek.


Biyolojik açıdan, beynimizin ödül sistemi anında ve somut olanı tercih etmeye programlıdır. Çünkü evrimsel olarak, atalarımız için belirsiz bir gelecekteki ödül yerine, hemen elde edilen bir yiyecek veya güvenli bir sığınak kritikti.


Psikolojik olarak ise bu durum, "zaman indirimi" (temporal discounting) olarak bilinen bir eğilimle açıklanır. Bu, gelecekteki ödüllerin değerini, zaman uzaklaştıkça sistematik bir şekilde düşük görme eğilimimizdir. Bu nedenle, beynimiz daha uzak ve soyut olan gelecekteki bir ödül için beklemeyi, somut bir anlık ödül karşısında daha az çekici bulur.


Paranızın yönetiminde de durum aynı. Dolapta dondurma arayan beyin yine aynı beyin 😊 Elinize maaşınızı aldığınızda beyniniz size ister istemez kısa vadeli ödül beklentisine sokar. Geçenlerde “doom scrolling” halindeyken gördüğünüz saat, elbise, gitar…artık ilginizi çeken neyse tekrar radarınıza girer, kartınızı online alışverişe hazır hale getirme isteği karşı konulamaz hale gelir.


Öte yandan yatırım portföyünün getirisi soyut ve gelecekte, yani beynimizin vazgeçmeye eğilimli olduğu bir alanda.


Bu davranış kalıbı bizi tasarruf etme ve yatırım yapma konusunda baltalar. Harcamamı yapayım bugün kendimi mutlu edeyim derken, gelecekteki harcama gücümüzü yok ettiğimizin farkına bile varmayız.


Peki, çözüm nedir? İrade gücüne güvenmek yerine, bu davranışsal eğilimi anlayan ve onu lehimize çeviren bir sistem kurmak işe yarayabilir.


Mesele İrade Değil, Sistemdir

Mesele “Yapmalıyım” demek değil, bu kararı otomatik hale getirmektir. Tıpkı her sabah kalktığımızda dişlerimizi fırçalamayı hatırlamamız gibi. İşte bu yüzden:


  • Hedefleri somutlaştırın. Sadece "birikim yapacağım" demek yerine, hedefinize bir isim verin ve bir tarih belirleyin. Örneğin, "3 yıl sonra oğlumun üniversite eğitimi için 200.000 TL biriktireceğim", çoluk çocuk yoksa 2 seneye Uzakdoğu turuna çıkacağım” gibi 😊. Hedefleri somutlaştırma, yatırım yapmanızı ulaşılabilir bir amaca dönüştürür.


  • Otomatik biriktirme talimatı verin. Kararı beyninizden alıp sisteme vermek işe yarayan bir yöntem (tecrübeyle sabit). Aylık geliriniz hesabınıza yatar yatmaz, belirli bir miktarın otomatik olarak yatırım hesabınıza ya da uygulamanıza aktarılmasını sağlayın.


  • Harcamadan önce biriktirin. "ay sonunda kalanı biriktirmek", irademizi her gün yüzlerce küçük harcama kararına karşı bir savaşa sokar ve bu savaşı çoğunlukla anlık tatmin dürtümüz yani dondurma kazanır. "Tasarrufu ilk sıraya koyma" stratejisi ise bu psikolojik denklemi tersine çevirir. Biriktirmeyi ay sonunda kalan belirsiz bir artık yerine, ay başında ödenmesi gereken sabit bir "fatura" gibi gördüğünüzde, beyniniz o parayı harcanabilir gelir olarak görmekten vazgeçer, harcama kapasitenizi kalan miktarla sınırlar.


Kararlarınızın Mimarı Olun

İyi bir yatırımcı olmak için dâhi olmaya ya da içgüdülerinizle hareket etmeye gerek yok. Yatırımda başarı, ne kadar zeki olduğunuzdan çok, nasıl davrandığınızla ilgilidir. Kendimize karşı dürüst olmak, finansal kararlarımızın ardındaki psikolojiyi anlamak bir yatırımcının ana gücü olmalı.  En büyük düşmanınız piyasa değil, kendi beyniniz, duygularınızdır.


Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Beğenin, paylaşın ve hep yatırımda kalın 🖖

 
 
 

Yorumlar


©2024, Her gün Yatırım Düşünüyorum.

bottom of page