Alman tankları tarla faresine karşı
- Erol Polat

- 27 Oca 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Şub 2024

Bir önceki yazımı yatırım yaparken kaybetmeye dayanabileceğiniz bir yatırım portföyü oluşturmak önemli diyerek bitirmiştim. Böyle bir portföy kurmanın çok kolay bir sırrı var hata payı bırakmak.
Bir başka deyişle olacağını düşündüklerinizle olabilecekler arasında bir mesafe bırakmanız gerekiyor. Ancak kendi paramızı yönetirken çok az hata payı bırakıyoruz, fiyat aralıkları değil hedef fiyatlar konuşuyoruz.
Yatırım fenomenlerinin, piyasa bilirkişilerinin, hisse analistlerinin çoğunluğunun böyle konuşması mantıklı, kimse "emin değilim, her an her şey olabilir" diyeni takip etmek istemez. O yüzden kesinliği olmasa da hedef fiyat vermekten çekinmezler.
İstemiyorsanız beni de takip etmeyin :) ama işin gerçeği gelecek hakkında hiçbirimizin hedef verecek durumu yok, bolca varsayım eşliğinde bazı tahminlerimiz var.
Konuyu daha detaylı açıklamak için meraklısı olduğum ikinci dünya savaşından bir örnek vereyim. Aktaracağım olay William Craig'in 'Kapıdaki Düşman' kitabında yer alır (ilgilenenlere tavsiye ederim, müthiş kitaptır.)
Yıl 1942... Almanlar neredeyse Moskova kapılarına dayanmıştı fakat Stalingard'da ciddi bir direnişle karşılaşınca ilerlemeleri durdu. 19 Kasım 1942'de Sovyet ordusunun karşı saldırısı, Uranüs Harekâtı başladı. Kar, kış, açlık, sefalet...ikmal yapamayan Alman 6. Ordusu ve 4. Panzer Ordusu'nun büyük kısmı kuşatıldı. Alman yüksek komutanlığı, 6. orduyu kurtarmak için Don nehri kıyısında konuşlanmış olan 48. Panzer Kolordusunu tehdit altındaki bölgeye yönlendirdi. Yönlendirdi yönlendirmesine ama 104 tankın 62'si bir kaç kilometre sonra durdular ve hareket edemediler. Hattın gerisinde haftalarca süren hareketsizlik sırasında tarla fareleri araçların içine yuva yapmış ve elektrik sistemlerini kaplayan yalıtımı yiyip bitirmişti.
Alman mühendisler farelerin kabloları kemireceğini tahmin ederek tanklarını tasarlayamazlardı, siz de global bir pandemi daha olacak diye yatırım portföyü oluşturamazsınız.
Portföyünüzün beklenmedik olaylardan etkilenmeye açık olduğu ortada. Aynı zamanda yatırımda büyük kazanımlar da sık sık gerçekleşmiyor. Mesela son dönemde çokça konuştuğumuz onsu 2.000 doları geçen altın. Rekor diyoruz...rekor değil 2020'de de aynı seviyelerdeydi. Altın boğa piyasasını en son 20 yıl önce 2000-2013 yılları arasında yaşadı.
Bu nedenle olasılıkların lehinize düşmesine yetecek kadar uzun süre oyunda kalmanız gerekiyor.
Uzun süre portföyü bozmadan oyunda kalmanın yolu da hata payı bırakmak.
Hata payı bırakanlar en azından "game over, please insert coin" durumuna düşmezler.
"Peki o zaman ne kadar hata payı bırakmalıyım?" dediniz değil mi? Ben dedim, kendime göre bir cevabım da var. Bunu bir sonraki yazımda ele alalım.
Ama bir teaser vereyim finansal olarak dayanabilecekleriniz ile duygusal açıdan mümkün olanı da ayırt etmek lazım. Riski kaldıracak paranızın, likiditenizin ya da zamanınızın olması yeterli olmayabilir.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
Beğenin, paylaşın ve hep yatırımda kalın 🖖



Yorumlar